Köşe Yazısı Detay

Bir Ankara Geleneği

Tuğçe Zeynep Abalı / Sosyolog

Yakın bir arkadaşım geçen gün bir türkü dinliyordu.

Kulak verip dinledim sözleri şöyle:

Kızlar dura dura hiç olur,

Oğlan dura dura koç olur,

Ankara’da bir hoca var

Üfledi mi uçurur.

Durup bir düşündüm popüler kültür üstüne; nasıl şarkılar dinliyoruz, neler izliyoruz, bunlar bize neler empoze etmeye çalışıyor diye.

Popüler kültür halktır, herkesçe bilinen beğenilendir; tetikleyicisi ise medya özellikle televizyondur. Popüler kültür dediğimiz kılık kıyafetten, tükettiğimiz yiyeceklere, izlediğimiz dizilerden filmlerden, dinlediğimiz müziğe, gittiğimiz yerlere, kullandığımız kelimelere kadar toplumsal alanda karşımıza çıkan her şeydir.

Popüler kültür öğesi, bazen dışardan alınandır ve önemli olan Avrupa’dan gelmesi değil; popüler olması, bir dönem için çok beğenilmesidir, bazense kendi içimizden kültürel motiflerimizden gelendir.

Benim dikkat çekmek istediğim nokta bu kültür öğelerinin çabuk değişkenlik göstermesi. Yeni gelen, eskiyi demode bırakıyor.

Dizilerden alınan ve popüler kültüre mal edilen karakterlerin konuşma biçimleri, kullandıkları aksesuarlar dizi film bittiğinde nasıl etkisini kaybediyorsa, bu durum popüler kültür öğelerinin tümü için geçerlidir.

Aklıma 90’larda çok popüler olan Makaroni dansı geldi. Sözlerini anlamadığımız bu şarkının dansı öyle benimsendi ki meclisteki milletvekilleri dahi bu dansı yaptı. Öyle sanıyorum ki bir iki yıl içinde kayboldu. Daha güncel olalım: Bir Apaçi müziği ve kendine ait figürleri olan dansı vardı. Özellikle sosyo kültürel seviyesi düşük ve kimlik arayışı içinde olan gençlik bu müziği öylesine benimsedi ki Apaçi gençlik ortaya çıktı. (Bu kendine ait saç kesimleri ve giyim tarzıyla tamamlandı.) Etkisi birkaç yıl sürse de daha sonra bu müzik de unutuldu. Daha da geniş bir halk kitlesi tarafından beğenilen son popüler kültür örneğimiz “Gangnam Style” oldu. Bazen de unutulmuş türküler bir anda patlayıp herkesçe söylenir hale geliyor (ör. Evlerinin Önü Boyalı Direk, Entarisi Dım Dım Yar) daha sonrasında yerini bir yeni öğe alıyor ve unutuluyor. Eminim bu durumun devamı gelecektir.

Girişte bahsettiğim türkü ise uzun yıllardır var olan Ankaralı Geleneği'nin hat safhası olan şarkıya gelelim. Kabul edelim ki Ankara Geleneği uzun yıllardır var ama popüler kültür olarak adlandırmamın sebebi, şarkılarının sürekli değişmesidir. Bu popüler tarzda değişmeyen şey onca saçma sözlere rağmen dinleyici bulması, hatta düğün dernek gibi eğlenceli günlerde ne dediğine çok da bakmadan bu şarkılarla eğlenmemiz. Popüler kültür hep eğlenmeyi vaat eder. Ankara Geleneği de bu yolda emin adımlarla ilerliyor.

Türkü eğlenmeyi vaat ediyor fakat sözleri de eğlendirirken alttan alta erkek egemen mesajlar (oğlan durursa koç olur, kız evde hiç olur) hatta daha kötüsü akıl veriyor: Paran çoksa âlem yap dostlar muhabbet görsün / Paran yoksa eve git çocuklar bir baba görsün.

İster kendi kültürümüzden gelsin isterse ithal alınsın, popüler kültür değişken ve unutkandır. Dönemin şartlarına göre öğelerini seçer. Nasıl göçe bağlı olarak 70–80 yılları arasında arabesk müzik -özellikle Orhan Gencebay, Ferdi Tayfur- popülerdi. Şimdi ise toplum tarafından benimsenen, eğlenceyi seç ve sev düşüncesi, farklı müzikleri popüler kılıyor.

 

 

 

Okuyucu Yorumları

İsminiz :
Yorumunuz değerlendirilmek üzere kaydedilmiştir. Yorumunuz onaylandıktan sonra bu sayfada görüntülenecektir