Köşe Yazısı Detay

Anne, Meme, Acı

Nihal Tokat Kuşhan / İletişimci

“Çocuk olsam yeniden. Bir tek düştüğüm için acısa içim ve kalbim; çok koştuğum zaman çarpsa sadece.” Cemal Süreya

Bir çocuk düşüyor içinize ve tüm güzel duyguları beraberinde getiriyor düştüğü yerden. “Öyle bir şey ki bu, kolay anlatamam…” Çok acıkıp da eve giden yolda yürürken burnunuza komşunun mutfağından gelen patates kızartması kokusu gibi. Eve vardığınızda bir koca tabak aynı mis kokulu kızartmadan bulmak gibi. Çok sevdiğiniz birine sımsıkı sarılmak gibi. Evin içinde koşturan kediciğin, baharda çiçeklenen ağacın, öten kuşun neşesini fark etmek gibi. Elini tuttuğunuzda bir insanın, hiç boşluk kalmaması gibi yüreğinizde… Aşk gibi, kıpır kıpır. Tatlı bir telaş, güzel endişeler ve heyecanlar gibi. Öyle işte, tarifi zor bir duygu. 

Gün geliyor, içinize düşen bu çocuk kucağınızda duruyor. “Benim bebeğim!” diyorsunuz. Güzel duygular, kucağınızdaki çocuk özellikle de ilk çocuksa, acemilik, stres, heyecan ve kimi zaman sıkıntı hissiyatını da beraberinde getiriyor. Kavuşma anından itibaren sizi terleten en büyük sıkıntı hiç de doğum şekliniz filan olmuyor. Çünkü çocuğunuzu dünyaya getirdiğiniz an yükleriniz kalkıyor omuzlarınızdan. O nedenle bana göre en önemli sıkıntılardan biri emzirme konusu. Bebeğinizle kuracağınız sımsıkı bir ilişki en az onu beslemek kadar mühim oluyor. Anne olunca anlıyorsunuz bu bağın nasıl bir güç verdiğini kadına.

Psikolojinin bile çok akıl sır erdiremediği bir konudur anne ile bebeği arasındaki bağ. Gözle görülmeyen, elle tutulamayan, fakat varlığı her anne ile bebeği arasında hissedilen bu bağ, modern pedagojinin de araştırma konularından biri. Sadece insanlarda değil, hayvanlarda da şaşırtıcı bulguların olduğunu okuyoruz birçok kaynaktan. Mesela, anne tavşanlar, yavrusunu dünyaya getirmeden önce çok acı çekseler bile, ağızları ve ayak tırnaklarını kullanarak kendi tüylerini yolup doğacak yavrusuna pamuktan yatak hazırlıyorlarmış. İlginç. Yürekten. Duygulandırıcı.

Annesinin varlığı ile rahatlayan, kendini güvende hisseden bebeğin, duygusal, zihinsel ve fiziksel gelişimi için oldukça önemli olan anne sütü, reklam dünyasının yıldızı içeceklerin tozunu attırıyor. Ki annenin iç huzuru paha biçilemez.

Emzirme adını verdiğimiz bu özel bağ, kucağınızdaki bebek sizin hormonlarınızla dünyaya gelen bir erkek bebek de olsa, kız da olsa size kadın olmayı öğretiyor sanki yeniden.

O göğsünüzde, güvenli dünyasındayken, gözlerini de hiç kaçırmıyor ya! Anne, her ne kadar bebek için güvenli, sağlam ve şefkatli bir sığınaksa, bebek de anne için o derece huzur veren, şefkatli, sımsıcak bir diğer sığınak.

Gel zaman git zaman günler haftaları, haftalar ayları devirirken başlangıçta bebeğiniz sizi emsin diye, sütünüz olsun diye çektiğiniz sıkıntılar, attığınız taklalar yerini başka çelişkili bir duruma bırakıyor: Sütten kesme durumu (!) Eee, ne oldu onca çaba, kırk takla atmalar, bidon bidon su içmeler, baklava börek yemeler, enerji tükenmeleri, baş dönmeleri, “emziklisin” muhabbetleri… Hiç! Eğer bebeğiniz sizi emmekten kendiliğinden vazgeçmediyse ve sütünüz uzun süre gelmeye devam ettiyse, yalnız zaman içinde bu durum artık bir alışkanlığa hatta bağımlılığa döndüyse işte orada sıkıntı başlar.

Kendisi henüz 23 aylık olan oğlumla benim de bu sıkıntılı günlerim başladı. Bir hafta oldu henüz sütten keseli. Ne zor imiş bu kararı vermek de, uygulamak da. Elbette öncesinde dünya kaynak taraması yapıldı; tecrübe edenlere ve doktora danışıldı. Ama varılan sonuçta ortak bir nokta söz konusuydu: Karar ver, kararlı ol…

Başlangıçta doktorumuz bu kararı oğlumun vermesi gerektiğini, o memeden, emmekten ne zaman vazgeçerse o zaman sütten kesmemi tavsiye etse de buna devam etmeyi göze alamadım. Çünkü ben onu sütten kesmez isem o beni askere gidene kadar emebilirdi. Onu memeden telkinle uzaklaştırdık. Üç gün her şey güzeldi. İştahı açıldı, gece uykusu düzene girdi derken üç günden sonrası çileye döndü. Hâlâ umudu olan bir çocuk oldu çıktı oğlum. Çocuktu bu, umut hep vardı onun için değil mi? Memeye ihtiyacı olmadığını anlatılınca onaylasa da kendi mimik ve kısa cevaplarıyla, içindeki meme aşkı dinmek bilmiyordu. Bilenler geçecek diyor; elbet geçecek… Lakin annelik kimi zaman çelişkili bir durummuş da haberimiz olmamış pek. Onun dudağında, sizin göğsünüzün ucunda başlayan her şey meğer yüreğinize dokunuyormuş derin derin…

Anne, meme, acı…

 

Okuyucu Yorumları

İsminiz :
Yorumunuz değerlendirilmek üzere kaydedilmiştir. Yorumunuz onaylandıktan sonra bu sayfada görüntülenecektir