Köşe Yazısı Detay

Soma Hepimizin Travması

Nergis Özdinç Azanpa / Uzman Psikolog

13. Mayıs.2014’de Soma’da, Türkiye tarihinde gerçekleşen en büyük maden kazalarından biri yaşandı. Bu gün kazanın 4. günündeyiz ve hala ölü sayısı yükselmekte.

Somadaki kaza, aniden ortaya çıkması, kolektif bir stres yaratması, kayıp sayısı ve toplumun yaşantısını sekteye uğratması açısından AFET olarak değerlendiriliyor.

Afetler, buna maruz kalandan devlet büyüklerine kadar hepimizi etkiler!

Somada yaşanan kazadan etkilenen birincil grup; buna maruz kalanlar, yakınlarını kaybedenler, görgü tanıkları, arama kurtarma ekipleri ve afet çalışanları olarak görülürken, medya çalışanları, televizyon izleyenleri, afet olayına yol açan yetkililer ve hükümetteki kişiler de afetlerden etkilenen diğer grubun üyeleri oldukları unutulmamalı.  

Afetler aynı zamanda travmatik olaylardır ve bundan dolayı afete maruz kalanlar kadar afetin sorumluları, devlet başkanları, hükümetin diğer yetkilileri de afet sonrası belirli tepkiler verme eğilimi gösterebilirler. Bunlar;

İlk dakikalardan 48 saate kadar olan süre  “Psikolojik Şok” Dönemidir. Bu dönemde bireyler, uyarılma, algıda hassasiyet ve kısıtlanma, mantıklı düşünememe ve karar verememe, hafıza ve dikkati yoğunlaştırma güçlükleri, her şeyin gerçek dışı görünmesi, duygusal küntlük/taşlaşma , acı hissetmeme, bazılarında panik, donma tepkileri görülebilir.

2-6 gün arası dönem, güvende hissettikleri ve ne olduğunu fark ettikleri zamandır. “Tepki Dönemi” olarak geçer. Bu dönemde, kaygı, korku, öfke, sinirlilik, umutsuzluk, üzgünlük, suçluluk, utanç, suçlama, güvensizlik, kendini yalnız ve kopuk hissetme gibi duygusal tepkiler görülebilirken titreme, bulantı, kardiyak şikayetler, adale ağrıları, baş dönmesi, yorgunluk, yerinde duramama, uyku sorunları, iştah değişimleri gibi fiziksel tepkiler de dikkat çekebilir. Bunların yanında alkol, sigara kullanımında artış, tıp içi ilaçların kötüye kullanımı, afet durumunu hatırlatan uyaranlardan kaçınma,  afet ile ilgili tekrar eden düşünceler ve hayaller, korkutucu, dehşet verici rüya ve kabuslar görülebilir. Tüm bu tepkiler korkutucu olabilir; afetzede delirdiğini/delireceğini düşünebilir.

İlk 1 hafta ile 1 ay arası dönem “Zihinsel İşleme ve Üzerinden Geçme” Dönemidir.  Burada, afetzede artık afet ile ilgili konuşmak istemez, kaybettikleri için yas tutar, İşleme içsel olarak devam eder, üzüntü, özlem gibi güçlü duygular ile hafıza ve dikkat sorunları görülebilir. Kişilerarası ilişkilerde sorunlar, sinirlilik ve çatışmalar, dış kaynaklara/kişilere öfke patlamaları ve yalnız bırakılma isteği olabilir.

1 ay ve sonrası için “İyileşme/yeniden Oryantasyon Dönemi” gelir. Olanları kabul etme süreci başlar, tepkilerin şiddeti azalır, afetzede günlük hayatta olanlara ilgi göstermeye başlar, gelecekle ilgili planlar yapılır, duygusal olarak kendini daha iyi hisseder, afet/travma olayı yaşamının, anılarının bir parçası haline gelir, tüm olanları işlemek için zaman gereklidir, bazı başa çıkma stratejileri (inkar, bastırma, kaçınma) engelleyici olabilir. Belli dönemlerde takılma olabilir ve afet sonrası tüm yaşam etkilenebilir.

Somada yaşanan kazanın birinci haftasında olduğumuzu düşünürsek hem somadaki, hem Türkiye genelindeki halkın, hatta bazı davranışlarını onaylamadığımız, yakıştıramadığımız devlet başkan ve vekillerinin tepkileri,  afet sonrası yaşanan travmatik tepkiler olarak düşünülebilir.  

Yukarıda da söylediğim gibi afetler hepimizi etkiler, hepimiz afet ve travmalara karşı farklı tepkiler verebiliriz. Böyle zamanlarda empatik olup, buna uygun davranabilirsek afetlerin yarattığı travmları daha kısa sürede ve daha az hasar alarak atlatabiliriz.

Soma’daki Afetzedelere Nasıl Destek Olabiliriz?

Afetzedeleri olayla ilgili konuşturabiliriz. Zorlamadan kişinin isteği ile olan konuşmalar kişiyi rahatlatabilir, öfkesini atmaya yardımcı olabilir.  Konuşurken teselli vermemeye dikkat etmeliyiz.

Dinleyerek duygularının ifade edilmesini teşvik edebiliriz. Bu konuşarak yapılamıyorsa resimler, kartlar, sanatsal malzemeler gibi dışavurumcu araçlarla yapılabilir.

Yaşananlarda onun suçu olmadığı konusunda bilgi verilebilir. “Keşke gitmesine izin vermeseydim” gibi cümleler kendini suçlamaya birer örnektir.

Korkutucu görüntü ve haberlerden uzak tutulmaları sağlanmalıdır.

Mümkün olabildiğince kısa bir zaman içinde normal yaşantıya dönmek desteklenmelidir. Çocuklar okula gitmeli, yetişkinler işlerine dönmeleri konusunda teşvik edilmelidir.

Sosyal destek kaynakları ile bağlantılı olmaları önemli, aile üyelerinin bir arada olması sağlanabilir.

Gönüllülük ilkesi göz önüne alınarak bireylerin arama kurtarma, mezar kazma, geride kalanlara yardım vb diğer yapılanlara katılması sağlanabilir. Ancak aşırı sorumluluk verilmemesine dikkat edilmelidir. Bu şekilde bireyin öz yeterlilik ve toplumsal yeterlilik duyguları teşvik edilecektir.

Destek veren herkesin dikkat etmesi gereken diğer bir konu da travma yaşayan bireylerin güvenini kazanmaktır. Destek verirken tutulamayan sözler verilmemelidir. Ancak bu şekilde Geleceğe yönelik güven duygusu ve planlar oluşturulabilinir. Bu şekilde umut aşılamak önemlidir.

Hükümet ve diğer yetkili kişiler travmaya maruz kalmış kişilere karşı anlayış göstermelidirler. 

Okuyucu Yorumları

İsminiz :
Yorumunuz değerlendirilmek üzere kaydedilmiştir. Yorumunuz onaylandıktan sonra bu sayfada görüntülenecektir