Köşe Yazısı Detay

Bayram Gelmiş

Nihal Tokat Kuşhan / İletişimci

Ölü Anneler Diyarının Çocukları

80’ler çocuğuyum. Benim karnı tok, yatağı, üstü başı, evi damı temiz bir çocukluğum oldu. Annem ev hanımıydı; her anımızda yanımızda, arkamızdaydı. 36 numara terliğin önü sıra kaçsak da kardeşlerimle ara sıra, güzeldi her şey. Kardeş sevgisini iliklerime kadar hissederek büyüdüm ben. Onların tırnağına taş değse benim canımın yanacağının farkındaydım. Babamın kışları hava kararınca, yazları akşam ezanından sonra geleceğini bilerek oynadım sokaklarda.

Sevgi ile doyurulmuş bir çocukluğum oldu benim. Evde de huzur vardı, evin dışında da. Güzel duygularla büyüdüm çok şükür.

Gel zaman git zaman aklım iyice erip de ucundan kıyısından hayatın gerçekliğine karışmaya başlayınca içim burkulmadı değil. Benim çocukken hissettiklerim gerçek sanırken, zaten işte o yüzden mutlu olurken, acıyı da tatlıyı da, iyiyi de kötüyü de, varlığı da yokluğu da, zıtlıklar içinde ne varsa çocukluğum gibi, çocukluğumdaki gibi sanırken incindim. Çocukluğu rafa kaldırmak… Çocukluğu sandığa kaldırmak… Öyle bir şey oldu işte.

Eve gelen gazetelerde o zaman Bosna’nın gözü yaşlı çocukları vardı. Bir de ölüm… Ölümün ne olduğunun farkındaydım hani nicedir. Çünkü çocukluğumda çok sevdiğimi kaybetmişliğim de vardı aslında benim. Ama televizyonda ve gazetelerde gördüğüm halini bilmiyordum. Kafamda bir dünya soru, dünya ise kendi başına ‘bir’ soruydu. Ne annem ikna edebiliyordu verdiği cevaplarla, ne babam. Bir yerlerde birileri ölüyordu. En çok da annelerle kuzuları.  ‘Kuzuları’…  Babam öyle severdi beni, “Kızım da kuzum benim!”

Ardından Irak’ın çocuklarını gördüm fotoğraflarda. Irak’ın ölü çocuklarını. Ben başka çocuklar da tanıyordum elbet; mektup arkadaşım olmuş çok uzaklardaki çocukları, komşu çocuklarını, akraba çocuklarını. Ama ölü çocukları da öğretmişti hayat. Açlıkla doyurulmuş çocuklar. Ailesi dışında başkaları tarafından hiç sevilmemiş çocuklar. Başı okşanmamışlar. Ne akşam ezanı, ne hava kararması… Babaları hiç gelmezdi o çocukların. Anneleri zaten yoktu. Evleri mi? Nereye sığacaklardı ki? Yürekleri kocaman yaralarla dolu, içleri kalabalıktı onların. Yoktu evleri, damları, köyleri…

Ölümün ardı sıra kefenin de ne olduğunu öğrenmiştim işte o sıralar. “Ağlayarak geldik dünyaya, ağlatarak gideceğiz; yedi sekiz metre beyaz bir patiskaya sarıyorlar herkesi,” derdi rahmetli dedem. Ürperirdim. Ürpersem ne fayda, birileri çıkıp kefenli çocukların da fotoğrafını çekmişti ya. Uyuyor sanırsınız. Öyle masum. Ağzı açılmış, sanki oyundan, koşturmacadan yorulmuş. Kimisinin gözü de açık, çocuksu bir merakı peşi sıra bırakmış… Ölü anneler diyarının, gözü açık, çocukluğu enkaz altında yitip gitmiş babasız çocukları.

Büyüdüm. Anne oldum. Tıpkı kendi çocukluğum gibi bir çocukluğu olsun diye çocuğumun, onu çok sevdim. Farkında değil kötülüklerin. Onun için kötü olan, istediği bir şeye hayır denmesi; parka bahçeye istediği zaman gidememesi… Kendi gibi biliyor tüm çocukları ve çocukluğu… Şimdilik…

Anneyim ama rafa kaldırdığım, sandıktan çıkardığım sararmış bir çocukluğum duruyor hâlâ bir yerlerde. Bir o çocuğa, bir göğsümde uyuttuğuma, bir de fotoğraflardaki ölü çocuklara bakıyorum. Anımsadıklarım yine incitiyor beni. Benim çocukluğumdaki gibi aslında her şey. Hiç değişmemiş. Hatta daha da kötüsü olmuş. Vicdansız insanlar. Akıllı bombalar. İnsansız uçaklar… Bilmediğim, gidip görmediğim bir yerlerde yine çocuklar ölüyor. Tarih kendini tekrar ediyor. Haberi yok yamacımızdaki çocukların.

Sonra biri çıkıp fısıldıyor kulağıma, “Bayram geldi. Müslümanlar için bayram vakti.” Ardından süslü mesajlarla hiçbir yere sığdıramadığımız egomuzu besleyen hallere giriyoruz. Çığırtkanlık edenlerimiz var. Bayram gelmiş… Neyime…

Uzaklarda bir yerlerde insanlık can çekişirken ne süslü mesajların, ne bayramlıkların, ne de bayram çikolatasının tadı var. Tadı olan tek şey çocuklar… Ama ölü çocukların değil. Sevinç çığlıklarıyla, çocuksu şeylere ağlayan çocukların tadı var.

Bayram gelmiş… Neyimize…

Yine de kutlu olsun…   

Okuyucu Yorumları

İsminiz :
Yorumunuz değerlendirilmek üzere kaydedilmiştir. Yorumunuz onaylandıktan sonra bu sayfada görüntülenecektir