Köşe Yazısı Detay

İsrail ve Öjenizmin Özeti

Tuğçe Zeynep Abalı / Sosyolog

Öjenizm (eugenism) kavramı ilk defa 19. yüzyılda Sir Francis Galton tarafından ortaya atılmıştır. Öjenizm, Galton’un Latince’den ürettiği iyi tür anlamına gelen bir kelimedir. Öjenizm, bir türün kalıtsal özelliklerini düzeltmek amacıyla seçimli yerleştirme yapılmasını ya da istenmeyen özelliklere sahip türlerin üremelerinin sınırlandırılmasıyla sistemli olarak yok edilmesini ifade eder. Galton, Evrim Teorisi'nin de etkisiyle, insandaki kalıtımsal olarak devam eden özellikleri, zihinsel yetenekleri/yeteneksizlikleri ve kişisel karakteristik özellikleri ölçmeye çalıştı. Galton’un etkilendiği Evrim Teorisi'ne göre her canlı yaşamak için birbiriyle mücadele eder, mücadele kaçınılmazdır ve bu yaşam mücadelesini güçlü olan kazanır, yaşamaya devam eder. Böylece doğal seleksiyon gerçekleşir, güçlü türler hayatta kalır.

Öjenizm fikri daha sonraları farklı yorumlanmaya başlandı. Amerika’da kısırlaştırma yasaları çıkartılmış ve birçok insan zorla kısırlaştırılmıştır. Bu vakalardan biri özetle şöyledir: Bir davada zekâ geriliği olan bir anneden doğan kendisinde de zeka geriliği olan fakat evlenme hakkına sahip Carry Buck’in kısırlaştırılmasına karar verilmiştir. Mahkeme başkanı, bu kararını şu cümleyle meşrulaştırmıştır: “Üç nesil embesil yeter!”

Nazi Almanyasında Öjenizm fikri “soy temizleme” olarak yorumlanmış ve tarihe kara bir sayfa olarak geçen Yahudi soykırımı gerçekleşmiştir. Hatta birçok özürlü insan toplama kamplarına alınarak bilimsel çalışmalarda kobay olarak kullanılmıştır. Bunun yanı sıra Alman ırkının saflığını sağlamak adına toplumda istenmeyen zihinsel ve bedensel özürlü insanlar da toplama kamplarına alınarak Alman ırkının sterilizasyonu sağlanmıştır.

Emperyalist ülkelerde genellikle ülke içindeki zihinsel özürlülerin toplumdan ayıklanmasını öngördü Öjenizm fikri. Ülkeleri dışında ise, “aşağı” ırkların soykırımını ifade ediyordu. Örneğin Mussolini İtalyası’nda Etiyopya işgal edilmişti ve emperyalizm sosyal Darwinist temellere oturtularak 15 bin siyahî katledildi.

Avrupa’daki Öjenizm fikri Henry Ford’un şu sözlerinde vücut buluyor: "İdeal bir fabrika işçisi iyi yetiştirilmiş bir maymundur. Halklar sonsuz sayıda sıfırdır, ancak ciddi bir şekilde düşünen bir tamsayı, bir kahraman tarafından yönetildiğinde olumlu bir toplam haline gelebilirler." (aktaran Serol Teber)  İnsanın bu kadar değersiz olduğu Avrupa bir kenara Amerika’da 70 li yıllarda kurulan Nobel Sperm Bankasından söz etmek gerek. Hayvanlardan sağlıklı nesiller üretmek için iyi cins hayvanlar döllenir. Burdan hareketle insan ırkının islahı, akıllı zeki nesiller ortaya çıkarmak için Nobel ödülü almış bilim adamlarının spermlerinin toplandığı Nobel Sperm Bankası kurulmuştur.

Düne kadar ırk ıslahı için Avrupa kendini sorumlu tutuyordu ve cahil, fakir, köylü-işçiler gibi halkın geri kalmışlarının ıslahını sömürgecilikten sonra kendine hayat tarzı yaptı.

Bugün ise bu görevi İsrail üstlendi. Fakir ve geri kalmış halkların çokça üremeleri sakıncalıdır ve bu halkların gıda ihtiyaçları çözülmemesi gereken bir meseledir. Eğer bu halklar doğum kontrolünü benimsemiyorsa ve geri kalmaya devam ediyorsa en iyi çözüm savaşmak ve silah kullanmaktır. Çünkü iyi ve saf ırklar topraklara, sulara ve hatta havaya sahip olmalıdır. Bunu elde etmek için ırk ıslahı gereklidir. Irk ıslahında fabrikanda, toprağında işçi olarak ihtiyaç duyduğun kadar insana yaşama hakkı verirsin, ölenler ıslahın bir parçasıdır.

İsrailin sürekli yayılmacı, saldırgan tavrını yıllardır bitmeyen savaşı düşünelim ve özellikle son günlerde küçük çocukların öldürüldüğünü hatırlayalım işte bu seçilmiş, saf ırk İsrailoğullarının Filistin’e karşı Öjenizmi hayata geçirme biçimidir

Okuyucu Yorumları

İsminiz :
Yorumunuz değerlendirilmek üzere kaydedilmiştir. Yorumunuz onaylandıktan sonra bu sayfada görüntülenecektir