Köşe Yazısı Detay

Kurbanı Suçlama Eğilimi ve Adil Dünya İnancı

Yrd. Doç. Dr. Ferzan Curun / Akademisyen

 

İçine düştüğümüz belirsizliklerle dolu bu dünyayı yorumlamak ve belirsizlik algımızı azaltmak için çeşitli yollarımız vardır. Bu yollar sayesinde kaygımızı azaltır ve dünyayı biraz daha tahmin edilebilir kılar rahatlarız. Bu yollardan biri Lerner isimli bir araştırmacı tarafından ortaya konan “adil dünyaya inanç”tır. Tüm kültürlerde çocukluktan itibaren iyilik yaptığımızda iyilik bulacağımızı, çalışkan, ahlaklı ve olumlu davranışlar gösterirsek bunun ödüllendirileceği, tam tersine kötülüğün, tembelliğin yani olumsuz kabul edilen davranışlarımızın cezalandırılacağı öğretilir. Günlük yaşamdaki söylemlerimiz incelendiğinde “herkesin hak ettiğini yaşar” düşüncesi atasözlerinde ve öğütlerde sıklıkla geçtiği fark edilecektir. Adil dünyaya inanç kavramı, bir yanılsama da olsa  ruh sağlığımız için oldukça işlevseldir. Bu sayede iyi ve doğru davrandığımızda başımıza olumsuz olayların gelmeyeceğine inanırız ve kendimizi güvende hissederiz.

Ancak literatür bu inancın olumsuz bir sonucu da olabileceğini bize söyler. Bu inanç temelinde bakarsak dünya adil bir yerse ve herkes hak ettiğini yaşarsa bu başına kötü şeyler gelmiş olan insanlarının bunu hak ettiği anlamına gelir. Üstelik araştırmacılar kurban ne kadar kişiye benziyorsa ve kişinin başına gelen olay ne kadar ağırsa kurbanı suçlama derecesinin arttığını belirtmektedirler. Örneğin üst sosyoekonomik düzeyden eğitimli bir biri alt sosyoekonomik düzeyden eğitimsiz biri şiddet gördüğünde onun için üzülebilirken, kendine benzer biri aynı olayı yaşadığında suçu onda bulabilir. Çünkü eğer onun için üzülürse şiddetin kendi başına da gelebilme ihtimali olduğunu kabul etmesi gerekir ki bu da kaygılandırıcı bir durumdur. 

Bu noktada adil dünyaya inanç yanılsaması yüzünden kurbanların suçlanmasını normalize mi etmeliyiz? Kendimizi korumak adına başına kötü olaylar gelmiş insanları suçlamamız bize gerçekten iyi gelir mi? Yoksulların, engellilerin, kısacası dezavantajlı grupların üyelerinin bunları hak etmiş olduğunu düşünebilir miyiz? 

Bu noktada bir çözüm kendi ben-merkezciliğimizden bir adım geri atmakla mümkün olabilir. Hayatı ve olayları kendimizi korumak ve kişisel çıkarlarımız ekseninden görmeyi bırakıp biraz dışarıdan bakmayı denersek kurbanı suçlamayı da bırakabiliriz. Bunu yapmanın bir yolu kendi korkularımız, önyargılarımızla yüzleşmek, diğer bir ifadeyle yüksek farkındalık kazanmaya çalışmak olabilir. Çünkü her ne kadar subjektif varlıklar da olsak dünyayı ve kendimizi anlamada objektif olabilme çabası gerçek anlamda adil bir dünya oluşabilmesi için değerli bir çabadır… 

Okuyucu Yorumları

İsminiz :
Yorumunuz değerlendirilmek üzere kaydedilmiştir. Yorumunuz onaylandıktan sonra bu sayfada görüntülenecektir