Köşe Yazısı Detay

Axis Mundi

Fahriye Arıcı / Psikolog

Gezi Parkı eylemleriyle başlayan ve 20 gündür süren olaylar itibariyle, tüm gündemimiz haliyle sokaklarda ve meydanlarda yaşanan gelişmelere odaklı. Eleştirilecek, öfkelenilecek, karşı çıkılacak ya da taraf ol(maya)acağımız birçok nokta olabileceği aşikar. Fakat dikkat çekici olan en mühim konulardan biri, tüm bu olup bitenler, düşüncenin ve şüphenin susturulmuşluğunun ters yüz edilmesinin de ayyuka çıktığının bir ifadesi. Zamanın ruhunu yakalamaktan geri duranların sonu hepimizin malumu, fakat görmezden gelerek ve  duyulan kuşkulara çığırtkan yanıtlar verip, itaat ettikçe itibar kazanıp, sevileceği inancının kabul gördüğü toplumlarda bu haleti ruhiyenin nedenleri üzerine düşünmek son derece elzem.

Yaşananları belli başlı hazır düşünce kalıplarıyla, “Haksızlık yapılmış olabilir, ama” türünde  kolaycılığa kaçan cümleler kurarak, vicdanı geri plana iten açıklama girişimlerine hala sık rastlanır olsa da, artık birçoğumuzu ikna etmeye yetmiyor. Karşısında gördüğü insanları, iki ayrı ucun temsilcileri gibi algılamış ve bizden sizden ayrımcılığıyla ülkeyi yönetmiş nice yönetici örneklerinin var olduğunu hepimiz biliyoruz. Toplumu kategorilere bölüp yönetme ihtiyacı bazı yöneticilerin işine geliyor olabilir fakat çıkar ilişkisinden yana olmayan ve herkes için eşitlik talep eden halkın özünde bu yaklaşıma yer yok. Zihnini hiçbir siyasi güce teslim etmeden düşünebilen kitleler, kesin bir eminlik vaat eden her yönetime şüpheyle yaklaşırlar. “Çoğunluk ne derse doğrudur” klişesine sırt çevirip her bir sese kulak verip, hep birlikte hareket etmenin gücüne inanırlar. Özellikle son dönemde, şiddeti kendine kalkan olarak kullanmaktan kaçınan, toplumdan her kesimin katıldığı eylemler de, bu duruma örnek teşkil ediyor. Bu mukavemet hali daha ziyade dış kaynaklı güçlerin bir ‘oyunu’ vb. türde açıklamalarla hafife indirgenmeye çalışılıyor. Ancak, toplumsal süreçler kişilik yapısını şekillendirdiği gibi, yeni öğretiler de -siyasal, felsefi, dinsel- bu değişen kişilik yapısından kaynaklanıyor ve bu kişilik yapısının daha kararlı bir temele oturmasına olanak sağlıyor.* Düşünce özgürlüğü engellenmiş, kimlikleri yok sayılmış kitleler böylelikle savunulması gereken ortak idealler etrafında toplanıp adeta yeniden doğuyor.

Ezcümle, toplumsal değişimleri ve etrafımızda verilen tepkilerin anlık değil, belli süreçlerin ürünü olduğunu göz ardı etmeden, sadece kendimizi feraha çıkartacak yolu değil, hep birlikte saygıdan uzak olmayan ortak bir dil geliştirerek ilerleyebileceğimizi tekrar tekrar anımsamamız gereken zamanlardayız. Dışsal tehdit olarak gördüğümüz her durum belki de, kendi içimizdeki çarpık algıları daha kolay ifade etmenin bir yoludur, bu noktada yüzleşmenin sanıcısını ne pahasına olursa olsun yaşamaktan kaçınmak nafile. John Dewey’in,  Freedom and Culture adlı 20. yüzyılın ilk yarısında yazılmış kitabında yer alan satırlar bizim için de, bugünü anlamlandırmak açısından son derece önemli: “Demokrasimize yönelik ciddi tehdit, yabancı totaliter devletlerin varlığı değildir. Bu tehdit, yabancı ülkelerde dışsal otoriteye, disipline, tekbiçimliliğe ve öndere bağımlılığa zafer kazandıran kendi kişisel tutumlarımızda ve kurumlarımızda yatmaktadır. Buna bağlı olarak savaş alanı da buradadır; kendi içimizde ve kendi kurumlarımızdadır.”

*Gezi Parkı eylemleri sırasında, Gümüşsuyu civarında gençlerin birbirinden yaratıcı duvar yazılarından biri idi Axis Mundi. Bu gençleri anlamaya çalışırken ve ileride yapılacak sosyolojik araştırmalarda bu yazıların bir kısmının önemli analizlere ışık tutacağını düşündüğümden başlık olarak kullanmayı tercih ettim. Axis Mundi, Latince Dünyanın merkezini temsil eden, yeryüzü ve gökyüzünü birleştiren bir sembolü temsil ediyor. Ayrıntılı bilgi için bkz. http://www.newworldencyclopedia.org/entry/Axis_Mundi

*Erich Fromm, Özgürlükten Kaçış, Öteki Yayınevi, 2006, s103.

Okuyucu Yorumları

İsminiz :
Yorumunuz değerlendirilmek üzere kaydedilmiştir. Yorumunuz onaylandıktan sonra bu sayfada görüntülenecektir
sena 02.07.13 / 20:45
Sn.Arici sizin yazinizi ve bu yazi ile ilgili tum yorumlari okudum sizin de vurguladiginiz gibi toplumun her kesimin birlesmesi yer ve gok gibi cok degerli bir yazi kaleminize saglik
(Oyunuz alınmıştır!) 0 1
Didem 02.07.13 / 18:45
Yorum yazan arkadaşlar, belki de siz tarafsız bir gözle okusanız yazılanları sözünü ettiğiniz çelişkilere düşmezsiniz. Kendi fikirlerinizi doğrulayacak yazılar okumaksa niyetiniz bu konuda çelişkilere düşmek bir tesadüf olmayacaktır bundan böyle. Ayrıca "taraf olmak" korkulacak değil, saygı duyulacak bir durumdur -tabii kimse kimseye saygısızlık etmediği sürece. Hakim medya yerine, diğer medya kanallarına da bakmak sanırım sığ görüşlerin azalmasını giderecek ve herkese iyi gelecek eniyi reçete.
(Oyunuz alınmıştır!) 0 2
Admin 02.07.13 / 18:18
POPÜLER PSİKOLOJİ haber ve konuları psikolojik formatta inceleyen bir sitedir evet bu yüzden taraf olurum düşüncesi ile haber yapmaktan kaçınan diğer psikoloji haber sitelerinin aksine gündemin psikolojisi ile ilgili pek çok haber yaptık. Olaylara psikolojik açıdan baktık. Bundan sonra da elimizden geldiğince toplumsal olaylara psikolojik açıdan bakmaya çalışacağız. Yorum yaparak katkıda bulunan tüm okuyuculara teşekkürler.
(Oyunuz alınmıştır!) 1 2
Admin 02.07.13 / 18:13
Köşe yazarlarımız farklı görüşte olabilir ve bu görüşlerini sitemizdeki köşelerinden paylaşabilirler. Bu konuda onları engellememeye özen gösteriyoruz. Farklı görüşlerin zenginlik olduğunu düşünüyoruz. Tıpkı toplumda farklı görüşler olabileceği gibi bu sitede de farklı görüşlerle ilgili köşe yazılarına rastlayabilirsiniz. birbirinden farklı görüşü savunan haberlere de rastlayabilirsiniz. Bu size çelişki gibi gelmesin. Site olarak her görüşe saygılıyız. Bu dünyada birlikte yaşıyoruz.
(Oyunuz alınmıştır!) 1 2
Aydın A. 02.07.13 / 11:46
Sitenizin hakkımızda bölümünde, "POPÜLER PSİKOLOJİ, popüler haber ve konuları psikolojik formatta inceleyen bir haber sitesidir." denilmiş, bence toplumsal olayları incelerken yanlılıktan uzak durmalısınız! Siz haberlerin psikolojik yönünü ele alacağız derken taraf olursanız bu kendiniz ile çelişmek olur!
(Oyunuz alınmıştır!) 2 1