Köşe Yazısı Detay

Sosyal Medya Etkisi!

Bahar Bektaş Aslan / İletişimci

Her şey insanın kendini anlatma arzusu ile başladı....

İnsanın doğasında var olan bilinme arzusu, zamanla sosyal medyayı oluşturdu.

Önceleri tanıdıklarımızı bulma, ailemizle iletişim halinde olma, günlük aktivitelerimizi, fotoğraflarımızı paylaştığımız sosyal alem, giderek kişisel mahremiyet sınırlarını aştı!

Bilgisayarlarımızdan cep telefonlarına taşınan farklı uygulamalarla, artık evde veya işte olmadığımız zamanlarda da sosyal medyayı kullanmamız mümkün oldu!

Öyle ki gittiğimiz yerleri insanlara duyurabiliyor, gezdiğimiz mekanların fotoğraflarını paylaşabiliyor, gündemi takip edebiliyorduk.  Gizlilik sınırlarımızı aşan sosyal  medya bir anlamda bizi afişe ediyordu!

Eskiden görsel veya basılı yayın organlarından aldığımız haberlere, artık onlar henüz ulaşmamışken, biz sosyal medya üzerinden anında ulaşabiliyorduk.

Sosyal medya bu yönüyle bizim için, arkadaşlarımızın veya ailemizin nerede olduğunu, nasıl yaşadığını, neler yaptığını ve neler düşündüğünü öğrenebildiğimiz, sevdiğimiz yazar, siyasetçi veya sanatçıları takip edebildiğimiz bir kişisel paylaşımlar alemiydi!

Zamanla sosyal medya kullanıcılarının fikirlerini yaymak, insanları örgütlemek için kullanılan bir yayın organı halini aldı!

Son birkaç yılda dünyadaki halk hareketlerine baktığımızda kitlelerin sosyal medya üzerinden örgütlendiğini görebiliyoruz. Öyleki, Arap Baharı olarak adlandırılan ve Arap dünyasında yaşanan halk hareketler,i sosyal medya üzerinden örgütlenmiş ve halkın özgürlük mücadelesi adı altında yaptığı protesto, miting, gösteri ve iç çatışmalarla birçok Arap lider devrilmiştir.

Bu olaylara halkın; demokratik taleplerine cevap vermeyen diktatörlere internet ortamında örgütlenerek meydanlara inerek tepki vermesi çerçevesinde bakanlar olduğu gibi, sosyal medyanın Arap dünyasındaki etkisi hakkında sonradan ortaya çıkan haberler bu etkinin sadece bir özgürlük mücadelesi olup olmadığı hakkında soru işaretleri bırakıyor! 

Öyle ki bu halk hareketini örgütleyen gençlerin bazı batılı ülkeler tarafından “dijital devrim organizasyonu” adlı eğitimlere katıldığı iddiaları, yine bu eylemlerin özgürlük mücadelesi mi yoksa Ortadoğu’yu karıştırmak isteyen bazı ülkelerin bir planı mı olduğu konusunda aydınlanmayı bekleyen sorulardan birisi!

Bu yönü ile baktığımızda sosyal medya hiç de masum görünmüyor!

Geçtiğimiz günlerde ülkemizde yaşanan olayların çıkış noktası ile bugün gelinen durum ve basında yazılıp çizilen ciddi iddialar bir yana, binlerce kere paylaşılan fakat sonradan yalan olduğu ortaya çıkan haberler, bu olaylarda sosyal medya kullanan bireylerin medyayı kullanırken ne kadar sorumlu davrandıkları konusunda endişe verici görünüyor!

Şunu ifade edebilirim, bu süreçte medya olayları görmezden geldi ve halkın haber alma hakkını engelledi, sonradan televizyon ve gazetelerde yayınlanan haberler ise toplum tarafından ‘geç kalınmış zorlama haberler’ olarak yorumlandı, bu nedenle de insanlar sosyal medyayı bir haber alma aracı olarak gördü.

Peki insanlar internet ortamında paylaştıkları haberlerin doğruluğundan emin olabilirler mi?

Bana göre hayır, çünkü bizim gördüğümüz fotoğraf o anda çekilmemiş olabilir, okuduğumuz haber tamamen hayal ürünü, dahası bizi provoke etmiş olmak için üretilmiş olabilir!

İnsanlara doğru haber iletmek isteyen kullanıcıların yanında binlerce yalan haber düzenleyen sahte kullanıcıların da bulunmasına sosyal medyada mani olmak imkansız!

Öyleyse, bunun önüne geçebilmek için insanların yazılı ve görsel medyadan duydukları haberleri nasıl sorguluyorlar ise, sosyal medyadan duydukları haberleri de sorgulamaları gerektiğini düşünüyorum.

Gördüğümüz bir haberin doğruluğunu çeşitli kanallardan sorgulatmadan yaymamak her şeyden evvel sorumlu bir vatandaş olmanın gereğidir

Öyle ki bu bir halk hareketi ise bile, bireyler sosyal medyayı bu denli sorgulamadan kullandıkları için üretilen bütün kötü senaryoların yaşanmayacağı anlamına da gelmiyor!

Ben şahsım adına bu süreçte, sosyal medyaya kim tarafından aktarılmış olursa olsun, okuduğum tüm bilgileri ulaşabileceğim tüm kanallardan doğrulatmadan yayınlamamaya dikkat ediyorum. Çünkü iyi veya kötü ilerde oluşabilecek olaylarda bu davranışımın bir katkısının olacağını biliyorum.

Tüm sosyal medya kullanıcılarının da bu bilinçle hareket etmesi gerektiğini düşünüyorum.

Bu arada sosyal medyanın ‘halkı harekete geçirme gücü’nden bahsettikten sonra şunu da not olarak düşmeliyim; Arap Baharı sırasında halkı örgütlü olarak harekete geçiren ve liderleri deviren sosyal medya, sonrasında demokratik bir sistemin oluşmasında etkili olamamıştır.

Peki nasıl oluyor da çeşitli ülkelerde liderleri devirecek bir güce ulaşan sosyal medya etkisi, bu liderler gittikten sonra toparlanma sürecinde birden ortadan kalkabiliyor!

Sosyal medya gerçekten bireylerin istekleri doğrultusunda mı çalışıyor, yoksa aslında kullanıcıların farkedemediği başka bir güç tarafından mı kontrol ediliyor?

Kim bilir!

Okuyucu Yorumları

İsminiz :
Yorumunuz değerlendirilmek üzere kaydedilmiştir. Yorumunuz onaylandıktan sonra bu sayfada görüntülenecektir
Bahar B. 03.07.13 / 13:10
Okan bey , yazıda sosyal medyanın çok yönlü düşünülmesi gereken bir medya olduğu üzerine basa basa belirtildi zaten! Arap dünyasındaki olaylar da sosyal medyanın basit bir haberleşme aracı olmadığını vurgulamak için örnek gösterilmiştir. Kaldı ki yazı boyunca sorulan sorular ile olaylara çeşitli açılardan bakılması hedefleniyor, yoksa bir fikri savunma telaşı bulunmuyor. Fakat herkesin görüşünü dikkate almak gerekir, yorumunuz için teşekkürler..
(Oyunuz alınmıştır!) 0 0
Okan 02.07.13 / 18:59
Arap Baharının sonrasında yaşananlar istenilen düzeyde demokrasi getirememiştir evet, fakat bu sosyal medyanın suçu değildir, ortadan kaybolma durumu vs de yoktur halklar istedikleri özgürlüğü elde edene kadar mücadeleye elbette ki devam edecektir, bugün Mısır'da yaşananlar bunun en büyük göstergesi. Bugün, dünydadan Mısır!a sosyal medya aracılığıyla da destek yağıyor. Sosyal medya üzerine daha incelikli, temkinli düşünülmesi gereken bir alandır.
(Oyunuz alınmıştır!) 0 0