Köşe Yazısı Detay

Kıyas ve Etkileri: Değerlilik ve Değersizlik Duyguları

Yrd. Doç. Dr. Ferzan Curun / Akademisyen

Hepimizin sezgisel olarak bildiği gibi kendimizi iyi tanımak bizi yaşamda mutlu ve avantajlı kılar. Çünkü bu sayede olumlu ve olumsuz özelliklerimizi yönetebilir, olumlulukları güçlendirebilir, olumsuzlarla başa çıkmanın yollarını bulabiliriz. Diğer bir ifadeyle hem iç dünyamızda huzuru yakalayabilir, hem de dış dünyada başarılı olabiliriz. Bu noktada kendimiz hakkında olumlu ya da olumsuz yönde çarpıtılmamış bilgiye ulaşmak mümkün müdür, kendimizi tıpkı bir başkasını inceler gibi analiz edebilir miyiz soruları akla gelir ve bu sorular başlı başına önemli bir tartışma konularıdır. Yine de gerçeğe ulaşmak(ki gerçek kavramı da görelidir) mümkün olsun ya da olmasın biz kendimiz hakkında bilgi edinmek için çocukluk ve ergenlik yıllarında yoğun olmak üzere yaşam boyu çabalarız.

Bu yollardan bir tanesi kuramcı LeonFestinger’egöre sosyal karşılaştırma, diğer bir ifadeyle kendimizi başkaları ile kıyaslamaktır. Festinger’e göre insanlar objektif standartların yokluğunda kendi yeteneklerini, fikirlerini, kişilik özelliklerini değerlendirmek amacıyla kendilerini başkaları ile kıyaslarlar. Bu yöntem elbette doğru bilgi edinmek içindir. Diğer yandan, insanlar kendilerini kıyaslamak istedikleri alanda aşağıda ya da yukarıda olanlarla da kıyaslayabilirler. Festinger’e göre kendimizi o konuda yukarıda olanlarla karşılaştırmak kendini geliştirme ihtiyacından, aşağı doğru olanlarla karşılaştırmak ise kendimizi yüceltme ihtiyacından kaynaklanır.

Günlük yaşamdaki kıyas deneyimlerine bakarsak kuramın belirttiği-belki de temelde batılı insanı norm kabul eden- sonuçların dışında kültürün de etkisiyle başka duygusal ve davranışlar sonuçları da gözlemleyebiliriz. Örneğin kişiler kendisini belirli açılardan kendinden iyi olan kişilerle kıyaslayabilir ve kendini o konuda aşağıda hissedince davranışlarını kendini geliştirme yönünde değiştirmeyebilirler. Yani, kişi bu durumla başa çıkabilmek için kıyasladığı kişiye yönelik haset hissedebilir, daha ileri durumlarda kötücül davranışlarda bulunabilir.

Sonuç olarak, hangi motivasyonla yapılırsa yapılsın kendini diğerleri ile kıyaslamak sadece bilgiye yol açmayacak aynı zamanda değerliliğimize ya da değersizliğimize ilişkin de duygu ve değerlendirmelere yol açacaktır. Bu noktada biraz eleştirel bakarsak şunu da sorgulayabiliriz: Acaba değerlilik ve değersizlik sonucuna ulaşmak şart mıdır? Tıpkı nesnelerin değerli değersiz, kaliteli kalitesiz gibi etiketlendirilip, fiyatlandırıldığı gibi insanın da değerli ya da değersiz diye etiketlenmesi gerekir mi? Ya da belirli açılardan diğer insanlardan üstün özelliklere sahip olmak o kişiyi değerli kılar mı?

Elbette tamamen sosyal karşılaştırma yapmaktan vazgeçmek ve değerimizi sahip olduklarımızla ya da özelliklerimizle değil, içsel ve ahlaki özelliklerimizle belirlemeye çalışmak yaşadığımız bu toplum içinde ütopik bir çaba olabilir. Ama belki de çözümümüz değer ya da değersizlikle uğraşmadan,  diğer insanlarla fazla ilgilenmeden kendimizi olduğumuz gibi kabul etmek ve onu koşulsuz sevmeye başlamak olabilir.

*Curun, F. (2012). Benlik .H.Coşkun (Ed). Sosyal Psikoloji. İstanbul: Lisans.

Diğer Yazılar

Okuyucu Yorumları

İsminiz :
Yorumunuz değerlendirilmek üzere kaydedilmiştir. Yorumunuz onaylandıktan sonra bu sayfada görüntülenecektir