Köşe Yazısı Detay

Yoksulluk

Yrd. Doç. Dr. Ferzan Curun / Akademisyen

Yoksulluk genel olarak düşük gelire sahip olmak ve temel insani ihtiyaçlar konusundaki ciddi yoksunluklar temelinde ele alınır. Bu yoksunluklar yeme içme, barınma, sağlık, eğitim ve diğer hizmetlerden yararlanmayı içerir.  Ayrıca, ayrımcılığa uğrama ve dışlanma da yoksulluğun önemli sosyal ve psikolojik sonuçlarıdır. Yoksulluk, özellikle çocuklar için beraberinde büyük zorlukları getirir. Bu çocukların orta ya da üst sosyo- ekonomik düzeyden yaşıtlarına göre daha fazla aile içi şiddete maruz kaldıkları, aile yaşantılarının daha kaotik olduğu, ebeveynlerinin daha az sorumluluk sahibi olduğu ve daha otoriter oldukları bulunmuştur. Ayrıca, fiziksel şartları da sağlıklı değildir. Evlerinde hijyen yetersizdir, tükettikleri su daha kirlidir, evler kalabalık ve gürültülüdür. Ayrıca oturdukları yerlerdeki sosyal çevre tehlikelidir ve çoğunlukla çocukların erken yaşta çalışmak durumunda kalmaları onları sosyal açıdan tehlikeli ya da uygunsuz sayılabilecek insanlarla etkileşime girme durumunda bırakabilmektedir. Kısacası yoksulluk çocukların fiziksel, duygusal, sosyal ve bilişsel gelişimlerini olumsuz yönde etkilemekte, saldırganlık, kavga etme, depresyon, sosyal olarak içe çekilme gibi birçok davranışsal ve duygusal probleme yol açabilmektedir.

Sosyal dışlanma yoksulları en fazla etkileyen sosyal psikolojik problemlerden biridir. Genel olarak kavram toplum ve birey arasındaki ilişkinin kırılması şeklinde tanımlanabilir. Sosyal dışlanma farklı biçimlerde yaşanabilir, ekonomik, sosyal ve politik boyutları içerir. İşsizlik önemli bir sosyal dışlanma nedenidir. Kişinin bir işi olması kişide bütünleşme duygusu yaratır, uzun süreli işsizlik ise kişiyi toplumun dışında tutar ve hem ekonomik, hem sosyal kaynaklara erişme konusunda zedeler. Aktif dışlanma durumunda açık bir biçimde kişi göçmen olduğu, ya da farklı etnik ve dini gruptan olduğu için dışlanabilir. Bu tür dışlanma özellikle azınlıkta olan çeşitli etnik gruplara yönelik yapılabilmekte ve bu nedenle bu grupların üyeleri yoksulluğun yanı sıra sosyal dışlanmanın yaralarını taşıyabilmektedir. Ya da fakirlikten kaynaklanan bazı sıkıntılar örneğin yeterli banyo yapmadıkları için kötü kokmak, evde hijyenin sağlanamaması gibi sebepler söz konusu etnik grubu etiketlemek için kullanılabilmekte ve örneğin …lar pis olur, evlerine gidilmez gibi sonuçlara ulaşılabilmektedir. Politik açıdan dışlanma ise kişinin oy verme hakkı, kanunlar karşısında eşit olma gibi temel demokratik haklardan mahrum kalma durumunda olmasıdır.

Yetişkinlerin yanı sıra sosyal dışlanma yoksul çocuklar için de ciddi problemdir. Araştırmalar henüz kreşten itibaren öğretmenlerin yoksul çocukları daha olumsuz algılama eğiliminde olduklarını göstermektedir. Orta ve üst sosyo ekonomik düzeyde yetişen bireyler yoksullara ve çeşitli etnik gruplara ilişkin önyargıları sosyalleşme süreçleri içinde öğrenmekte ve bu nedenle bu genel olarak bu sınıflardan gelen öğretmenlerin yoksul öğrencilerden beklentileri düşük olmaktadır. Yoksul çocuklar yaşadıkları ekonomik ve sosyal yetersizliklerin yanı sıra okulda yaşadıkları açık ve örtük ayrımcılık nedeniyle kendileri hakkındaki kehanetleri doğrulamakta ve daha başarısız olmakta ve daha fazla problemli davranışlar göstermektedirler.

Sonuç olarak yoksul insanlar daha fazla olumsuzluk ve olumsuz yaşam olaylarına maruz kalmaktadır. Yoksulluğun yol açtığı dış dünyadan gelen zorluklar kişilerin başa çıkma kaynaklarını geçebilmekte ve durum kronik bir biçimde devam etmektedir. Bu durum ise yoksullarda çoğunlukla kronik stres yaşanmasına yol açabilmektedir.. Bu kronik stres umut duygularını da köreltmektedir. Genellikle yoksullar çevrelerinin ve kendilerinin başına iyi şeyler geleceğini düşünmemektedirler ve gelecek hakkındaki beklentileri düşüktür. Bütün bunlar onları çaresizlik duygusuna yaklaştırmaktadır.

Sonuç olarak yoksulluk çok boyutlu ve evrensel bir sorundur. Bu nedenle bu konuda yapılmakta olan sosyal politika ve sosyoloji araştırma ve uygulama çalışmaları çok değerlidir. Bu çalışmacıların yanı sıra psikologların da konunun sosyal ve psikolojik boyutuna eğilmeleri ve oldukça zengin bir kültürel yapıya sahip olan ülkemizde bu konuyu ele almaları yoksullukla başa çıkma konusunda önemli görünmektedir.

*Powerty and Social Exclusion in Britain

*Wadsworth,M.E., & Berger,L.,E. (2006). Adolescents Coping with Poverty-Related

Family Stress: Prospective Predictorsof Coping and Psychological Symptoms. Journal of Youth and Adolescence,  3, 57-70.

*Evans,G.W. (2004). The Environment of Childhood Poverty. American Psychologist, 59, 77-92.

*Sen, A. (2000). Social exclusion, concept, application and Scrutiny. Social Development Papers No. 1, Office of Environment and Social Development , Asian Development Bank

 

 

Okuyucu Yorumları

İsminiz :
Yorumunuz değerlendirilmek üzere kaydedilmiştir. Yorumunuz onaylandıktan sonra bu sayfada görüntülenecektir