Köşe Yazısı Detay

Geçmiş ve Fotoğraf

Tuğçe Zeynep Abalı / Sosyolog

Fotoğraf çekmek elbette fotoğraf makinesinin icadıyla başladı. Eskiden önemli kişilerin ya da önemli olayların fotoğrafları çekilirdi. Bu büyük ve zahmetli bir işti. Küçük çaptaki filmli makinelerin yaygınlaşmasıyla daha önce iki dirhem bir çekirdek stüdyolara giden aileler de önemli günlerini, mutlu anılarını kendilerince kaydeder oldular. Filmler tab ettirilmek için fotoğrafçıya götürülür, özenle fotoğraf albümlerine konulur ve eski günler yâd edilmek istenildiğinde konu komşu ya da akrabalarla bu albümlere bakılırdı.

Gelelim 2013'ün beş - on yıl öncesine; dijital makinelerin yaygınlaşmasıyla fotoğraflar eskisinden daha fazla çekilmeye fakat bastırılmamaya başlandı. Bunun yerine fotoğraflar dijital bellekler veya kişisel bilgisayarlarda saklanır oldu. Saklanan bu fotoğraflara kimler ne sıklıkta bakar bilinmez. Sayıca fazla çekilen bu fotoğraflara bakmak albümden, hikâyesi anlatılarak bakılanlardan daha az tat veriyor bana.

Yazımın esas konusu olan internet üzerinden paylaşılan fotoğraflara gelelim. Sosyal paylaşım sitelerinde paylaşmak üzere her gidilen yerden an ve an çekim yapılıyor. Sonra da bunlar, sanal ortamda oluşturulan albümlerle arkadaşların beğenisine sunuluyor. Yayımlandığı anda aşırı değer verilen bu albümler geriye dönük bir değersizleşmeye uğruyor. Her gün bir yenisi gelirken eskilerine hiç bakılmıyor. Fotoğraflarda gözlemlediğim bir diğer husus da insanların, özellikle gençlerin olduğundan farklı görünme telaşı. Yabancı artistleri andıran ya da onların taklidi fotoğraflar, lüks bir evin ya da arabanın önünde çekilen fotoğraflar özellikle orta, alt ve düşük gelir düzeyindeki gençlerde yaygın.

Sosyal paylaşım ağlarında paylaşılan bilgiler o kadar çeşitlilik gösteriyor ki röntgen filmleri, kişisel videolar, davetlerde giyilecek kıyafetler vs vs... Artık paylaşımlar öyle bir hal aldı ki bunların paylaşılma amaçlarının -ünlü ya da herhangi biri için fark etmez- takipçilerinin gündeminde kalmaktan çok kendi çevrelerinde bir göz önünde olabilme, dikkat çekme takıntısı halini aldığını düşünüyorum. Ve günümüzde paylaşımlar –özellikle fotoğraflar- o kadar önemli bir hale geldi ki yediden yetmişe herkes sosyal paylaşım ağlarında günde defalarca paylaşımlarda bulunuyor. Eskiden izlenme rekorları kıran magazin haberleri şimdi herkesin içinde. Sürekli yenilenen paylaşımlar kısa sürede eskiyerek unutulurken kişisel geçmişin günden güne değersizleşmesi durup düşünülmesi gereken bir konu.

Sanal fotoğraflarla geçmişimiz de bize çok uzak, sanal, yaşanmamış geliyor. Değerlerimiz kayboluyor derken belki bunun bir sebebi de kendi geçmişimizin değersizleşmesidir.

 

Okuyucu Yorumları

İsminiz :
Yorumunuz değerlendirilmek üzere kaydedilmiştir. Yorumunuz onaylandıktan sonra bu sayfada görüntülenecektir