Köşe Yazısı Detay

Eleştiri-yorum!

Bahar Bektaş Aslan / İletişimci

İnsanlar her geçen eleştiri yeteneğini kaybediyor. Savunduğumuz şeyleri körü körüne desteklemek üzerine kurulu bir fikir dünyası içinde yaşıyoruz.

Taraftarlıklarımız o kadar keskin hatlarla ayrılmış ki, bir düşünceyi, bir partiyi, bir lideri dahi takım destekler gibi destekliyoruz. Desteklediğimiz fikrin eleştirilmesi bizi o kadar çok öfkelendiriyor ki, karşıdaki tezin de doğru olabileceğini aklımızın ucundan bile geçirmiyoruz.

Hepimiz egolarının ensesi olabildiğince kalın bireyler olduk çıktık! Taraftarı olduğumuz “şey” asla yanlış yapmış olamaz. Ayrıca yapmış ise bile bunun mutlaka bir nedeni, bir dayanağı, çıkış noktası vardır!

Halbuki Hz. Ömer değil miydi halifeliği zamanında arkadaşlarına, “Benim bir yanlışımı görseniz ne yaparsınız?” diye soran. Arkadaşları ona "Kılıcımızla doğrulturuz” deyince, yine o değil miydi bu cevap üzerine ellerini açıp ALLAH'a  "Şükürler olsun Rabbim... Benim arkamda hatamı düzeltecek insanlar var..." diye hamd eden!

Bir lider nefsine kapılıp yanlış yapma ihtimaline karşın, gerisinde kendisini düzeltebilecek insanların olduğunu görüp şükrediyor! Bu hak ve adalet duygusundan ötürü de üzerinden yüzyıllar geçse bile hala insanlar onu saygıyla ve dua ile anıyor! Onun temsil ettiği insanlar ise hem ona saygı duyuyor hem de yanlış yapma ihtimaline karşı otokontrolünü sağlasın diye kılıcını gösteriyor.

Bunun gibi örnekleri tarihteki birçok lider şahsiyetin hayatında görmek mümkünken, günümüzde liderlik anlayışı da, lideri destekleme anlayışı da çok daha keskin hatlarla çizilmiş geçit vermez, ELEŞTİRİLEMEZ duvarlarla örülü! Liderler “ben ne dersem o olur” anlayışıyla bütün kuvvetleri elinde toplamak gayretinde iken, temsil edilen halk ise “benim liderim ne yaparsa doğru yapar” mantığıyla hareket ediyor. En kötüsü de eleştirmediği gibi hiçbir eleştiriyi de kabul etmiyor!

Halbuki eleştirmeyeceksek, bizi yönetenleri nasıl denetleyeceğiz?

İnsan yanlış yapabilir bir varlık ise, halkı temsil etme adına görev alanların yanlış yapması halinde onları eleştirmemiz ve kendilerine çeki düzen vermeleri hususunda uyarmamız kadar doğal olan nedir ki!

Neden toz kondurmuyoruz fikirlerimize! Bırakın insanlar eleştirsin, ölçsün, tartsın.. Savunulamayacak şeylere imza atmamışsanız size ters gelen fikirlerin karşısına çıkıp siz de fikrinizi savunun!

Bence toplum olarak bağlılıklarımızı biraz gözden geçirmeliyiz. Geçilmez hatlarımızı biraz yumuşatmalıyız. Takım tutar gibi değil de, yanlış yaptığında kendilerini uyarabileceğimiz şekilde desteklemeliyiz taraftarı olduklarımızı. Böylelikle bizi yönetenler de körü körüne kendine bağlı bir halkın varlığından güç alıp her türlü hakkı kendinde görmek yerine, yeri geldiğinde hesap sorulacağını bilip gerçekten adil davranabilir.

Halkın bu davranışı bir anlamda temsilcilerin otokontrolünü sağlar!

Ne dersiniz öyle değil mi?

Okuyucu Yorumları

İsminiz :
Yorumunuz değerlendirilmek üzere kaydedilmiştir. Yorumunuz onaylandıktan sonra bu sayfada görüntülenecektir