Köşe Yazısı Detay

Bir Zamanlar Ben De Çocuktum

Nihal Tokat Kuşhan / İletişimci

Bu yazı, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’ne ithafen yazılmıştır…

“Bir insanın anavatanı çocukluğudur!” Doğan Cüceloğlu

İnsanım, kadınım, anneyim… Anne kimliğini kazanacağımı öğrendiğim ilk gün, içimdeki çocuk şendi. Çocukluğunu yeniden yaşamak için yeni biri girecekti hayatına. Sonrasında kendi kendine dedi ki o çocuk, “Her kim olursan ol sana karşı önyargılarım yok benim. Ben sadece seninle çocukluğu(mu) keşfetmek istiyorum, senin büyük mucizeni.” Ve biliyordum ki anne kimliğimle kazanacağım güzelliklere ve sorumluluklara insan olarak da yeni sorumluluklar eklenecekti. Çocuktu bu, mühimdi! Sadece benim çocuğumun iyi, sağlıklı, huzurlu ve eğitimli olması, mucizelerini koruyabilmesi mühim değildi. Mühim olan, diğer tüm çocukların, çocuklarımızın da iyi, sağlıklı, huzurlu ve eğitimli olması gerekiyordu. Önce içimdeki çocuğa kulak verdim, sonra evimdeki, dizimin dibindeki çocuktu önemli olan ve ardından diğer tüm çocuklar…

Dr. Naomi Aldort, Çocuğunuzla Birlikte Büyümek isimli kitabında der ki: “İyi davranışları, korkudan değil, mutluluk ve sevgiden kaynaklanan bir çocukla hayatınızı paylaşın.” Peki, bu mucizeler, mutluluk ve sevgiyi, içlerinde zaten var olan saflıkla bilinmezlikten mi getirecekti? Değil tabii ki. Fıtrat, insanın ruhuna üflenenler başka konular elbette ama önce anne ve babasından, ardından çevresinden göreceği, öğreneceği ve hissedeceği şeylerin altı kalın kalemlerle çizilmeliydi.

Sağlıklı yaşamak

Cahilliklerle dünyaya getirilmiş olup, varlığı da, kimliği de hiçe sayılarak çöpe atılan, taşa bırakılan! Gayet bilinçli bir şekilde dünyaya getirilmiş olup sıcacık bir evde ailesi tarafından, görmezden gelinen, şiddete maruz ya da tanık bırakılan! Tacize, istismara uğrayıp sesi kesilen ya da bileti kesilen! Çok doyurulan ama ruhu aç bırakılan! Aç kalan, açıkta kalan! İşkence ve savaş gören; silah ve ölüm gören tüm çocuklar bizim çocuğumuz!

Eğitim

Okuma ve yazma bilmemenin bedeli ağır. Yaşama hakkı olan bir çocuğun, bedensel, zihinsel, duygusal, sosyal ve ahlaki gelişimi için eğitime ihtiyacı var. Dilenci çocuklar, köleleştirilen çocuklar, işçi çocuklar, çocuk gelinler, çocuk askerler, çocuk anneler… Hepsi bizim çocuğumuz!

Hasta çocukları unutmamak gerek

Soğuk pervazları küf kokulu ve buhardan, isten değil, yaşanmışlıkların kirliliğinden arındırılamamış hastane camından görmeye çalışmak güneşi, yıldızı, ayı… “Aydede, Aydede, senin evin nerede? Hep yakın ol bize, yıldız kalsın geride,” gibi çocuk şarkılarını ‘düğmeli’ yataklardan söylemek zorunda kalmak… İmkânsızlık içinde ya da değil, hastalıkla mücadele edip yaşam savaşı veren çocuklarımızın da hakları olduğunu unutmamak esas…

Hatırladım da bir zamanlar ben de çocuktum! 

Okuyucu Yorumları

İsminiz :
Yorumunuz değerlendirilmek üzere kaydedilmiştir. Yorumunuz onaylandıktan sonra bu sayfada görüntülenecektir
ziyaretçi 24.11.13 / 17:49
yazılarınızı zevkle takip ediyorum.
(Oyunuz alınmıştır!) 0 3