Köşe Yazısı Detay

Narsisizme Alternatif Bakışlar

Yrd. Doç. Dr. Ferzan Curun / Akademisyen

Narsisizm genel olarak psikopatoloji temelinde incelenir ve bu konudaki tanı kitabı olan DSM’de kavram Narsistik kişilik bozukluğu olarak ele alınmıştır ve kavrama ilişkin tanı kriterleri belirlenmiştir. DSM 4’de belirlen kriterler aşağıdakileri içerir:

“1. Kendisinin çok önemli olduğu duygusunu taşır.
2. Sınırsız başarı, güç, zekâ, güzellik veya kusursuz sevgi düşlemleri üzerine kafa yorar.
3. Özel ve eşi bulunmaz birisi olduğuna ve ancak başka özel veya toplumsal durumu üstün kişilerin kendisini anlayabileceğine ya da ancak onlarla arkadaşlık edebileceğine inanır.
4. Çok beğenilmek ister.
5. Hak kazandığı duygusu vardır.
6. Kişilerarası ilişkileri kendi çıkarı için kullanır, amaçlarına ulaşmak için başkalarının zayıf taraflarını kullanır.
7. Empati yapamaz.
8. Çoğu zaman başkalarını kıskanır ya da başkalarının kendisini kıskandığını sanır.
9. Küstah, kendini beğenmiş davranış ve tutumlar sergiler”

Sosyal psikologlar ve kişilik psikologları ise narsisizmi söz konusu kriterleri içeren kategorik yaklaşımdan ziyade bir boyut olarak ele almışlar ve kişilerin bu boyutta farklılıklar gösterdiğini göstermişlerdir. Araştırmacılar bu konuda normal narsisizm kavramını kullanmışlardır. Bu kişiler narsistik kişilik bozukluğunun bazı özelliklerini karşılayan ama tam olarak da kişilik bozukluğu denemeyecek insanlardır Bu konudaki diğer katkıları ise narsisizmin her zaman psikopatolojik olmadığını ve kavramın yüksek benlik saygısı, yüksek iyilik hali ile ilişkili olabileceğini ortaya koymuş olmalarıdır.

Bu sonuçlardan hareketle bazı araştırmacılar gerçekten benlik saygısı yüksek insanlarla narsisizm boyutunda yüksek puan alan insanlar arasında ne gibi benzerlik ve farklılıklar olduğu sorusuna odaklanmışlardır. Bu noktada araçsal ve ilişkisel özellikleri ayrıştırmışlardır. Araçsal özellikler daha çok iş ve beceri odaklı özelliklerdir. Entelektüel faaliyetleri, dışa dönüklük, baskınlık, sıkı çalışma, liderlik gibi özellikleri içerir. İlişkisel özellikler ise empati yapabilmeyi, uzlaşmayı, yumuşak olabilmeyi içerir. Benlik saygısı gerçekten yüksek olan insanlar hem araçsal hem de ilişkisel özellikler açısından kendilerini ortalamanın üzerinde tanımlarken, narsisizm puanları yüksek olanlar sadece araçsal özellikler açısından kendilerini daha yukarıda görmektedirler. Diğer bir ifadeyle, Narsisitik kişiler güçlü olmak, ünlü olmak, diğerleri tarafından görülmek, beğenilmek gibi konularda fazla kafa yorduklarından yakın ilişkilerden ziyade onları güçlü ve başarılı kılacak özellikler için daha fazla gayret sarf ederler.

Daha önceki yazılarda da aktarıldığı gibi aslında araçsal özellikler erkeksi özellikler olarak ve ilişkisel özellikler ise kadınsı özellikler olarak ele alınır. Cinsiyet rolleri açısından narsistik boyutta yüksek olan kişiler maskülen kişilik özelliklerini abartmaktadır. Bu da onların ilişkilerde sorunlar yaşamalarına sebep olmaktadır. Genellikle sadakatsiz davranmakta, ilişki doyumları ve bağlanımları düşük olmaktadır. Bu kişiler cinsel yaşamlarında duygusal yakınlıktan ziyade cinsel doyum arayışındadırlar. Duygusal yakınlığı daha az önemsemeleri ise onların sadakatsizliğini ya da sık ilişki değiştirmeleri kolaylaştırmaktadır. Partner seçimi konusunda da farklılaşırlar. Yakınlık ve benzerlik temelinde ilişki kurmaktan ziyade fiziksel olarak çekici algıladıkları kişilerle ilişki kurma ihtiyacı duyacaklardır. Kısacası sosyal psikoloji araştırmalarının bize benzer ilgiler, benzer kişilik özellikleri, benzer eğitim, benzer dünya görüşünün çekiciliği arttıracağı bulguları narsistik kişiler söz konusu olduğunda geçerli olmayabilir. Cinsiyet rolleri temelinde baktığımızda narsistik bir erkek kendine benzemeyen ama fiziksel açıdan çekici bulduğu kişiyi partner seçebilir ve narsistik bir kadın fiziksel görünüşünü vurgulayan ve kendi, imajını daha iyi gösterecek bir partner seçebilir.

Bu alandaki en önemli çalışmalardan biri de narsisim kavramını sosyokültürel, tarihi, politik ve ekonomik faktörler temelinde ele alan “ Narsisizm ve boş benlik: Sahip olmak ya da olmak” isimli makaledir. Çok kısa özetlemek gerekirse yazara göre narsisizm sadece içsel bir mesele değildir. Altta yatan kapitalist ideoloji bizlere daha fazla çalış, daha fazla para kazan ve daha fazla tüket der. Bu sistemde, insanlar içsel olarak yoksul, boş, yabancı hissederler. Böylece, daha fazla alarak, daha zengin hissederek kendilerini değerli hissetmeye çalışırlar. Onlar için gerçek benlik değerinden ziyade benlik imajları, görüntüleri, önemlidir. Diğerleri üzerinde, daha fazla tüketerek elde ettikleri şişirilmiş bir özgüven kazanırlar. Bu da var olmaya değil, daha fazla sahip olmaya yöneltir onları.

Sanırım çoğumuzun yaşamına narsisizm boyutunda yüksek olarak sınıflanabilecek insanlar girmiştir. Sürekli alış veriş yapıp iç boşluğunu doldurmaya çalışanlar, dış görünüşü ya da başarıları ile aşırı ilgilenenler, kendini başkaları ile karşılaştırıp üstünlük hissettiğinde rahatlayanlar, insanları araçsallaştıranlar, hiç tatmin olmayanlar, kendine benzemeyeni değersizleştirenler, yani sahip olmaya çalışan ama var olmayanlar… Belki de ve maalesef kültürün bizlere verdiği mesajları incelediğimizde, gazetelere, televizyonlara başka bir gözle baktığımızda bir yönüyle bu kişilerin kültürel klişeleri gerçekleştirmeye çalıştıklarını ve bu sistemde ayakta kalmak için bu özelliklerin de biraz işlevsel olduğunu ve diğerleri tarafından beslendiğini anlayabiliriz. Bu nedenle kavramın psikopatolojik ve klinik yönü kadar sosyal ve politik yönünü de bilmek bizleri bu konuda daha fazla aydınlatabilir ve biraz da kendimizdeki narsistik özellikleri fark etmemize ve törpülememize bir katkıda bulunabilir.

* Gruba-McCallister. Narcissism and the Empty Self: To Have or To Be. The Journal of Individual Psychology,63(2), 182-192.

*Miller, J.D., & Campbell,W.K.(2008). Comparing Clinical and Social-Personality Conceptualizations of Narcissism, Journal of Personality 76(3), 450-476.

* Foster, D.J.,  Shrira, I., & Campbell,W.K. (2006). Theoretical models of narcissism, sexuality, and relationship commitment. Journal of Social and Personal Relationships 223, 367-386.

 

Diğer Yazılar

Okuyucu Yorumları

İsminiz :
Yorumunuz değerlendirilmek üzere kaydedilmiştir. Yorumunuz onaylandıktan sonra bu sayfada görüntülenecektir