Haber Detay

Okullarda Şiddet

İstanbul’daki özel ve devlet okulundan toplam 720 öğrencinin katıldığı araştırmanın sonuçları dikkat çekiyor.

 

Okullar, farklı kültürel özgeçmişleri olan, farklı biyolojik, zihinsel ve duygusal gelişmişlik düzeylerinde bulunan, farklı değer, inanç ve tutumlara sahip, yüzlerce ve binlerce öğrencinin aynı mekânı ve zamanı birlikte paylaştıkları yerlerdir. Dolayısıyla bu kadar farklı özelliğe sahip bireylerin farklı istemlerinin ve gereksinimlerinin aynı anda ve aynı ortamda aynı ölçüde tatmin edilmesi oldukça güç olduğundan, kişiler arası çatışmalar ve anlaşmazlıklar okul ve sınıf ortamının doğal ve kaçınılmaz birer parçalarıdır. Ancak, bu çatışma ve anlaşmazlıklar şiddet içeren davranışlara dönüştüğünde dikkat edilmesi gerekmektedir.

Okullarda görülen şiddet ve zorbalık konusunun temel bir problem olarak ele alınmaya başlandığı günümüzde, Panik Atak Dostları Derneği (PANDOST) başkanı Psikiyatrist Dr. Muzaffer UYAR yönetiminde bir araştırma gerçekleştirilmiştir, İstanbul’daki özel ve devlet okullarından toplam 720 öğrencinin katıldığı araştırmanın sonuçları dikkat çekicidir.

Araştırma sonuçlarına göre; Okul içerisinde gözlemlenen saldırganlık davranışlarının özel okullarda araştırmaya katılan öğrencilerin % 73.74’ü kendilerine ya da çevrelerine uygulanan direkt saldırganlık davranışına tanık olduklarını bildirirken, devlet okullarında bu oran % 50 olarak görülmektedir.

Cinsiyet farklılıkları dikkate alındığında özel okullardan araştırmaya katılan erkek öğrencilerin % 80’i, kızların ise % 67.5’i direkt saldırganlık davranışına maruz kalırken, devlet okullarından elde edilen oran erkeklerde % 60, kızlarda  % 40 olarak bildirilmiştir. Altıncı sınıf ( 6.) öğrencilerinin saldırganlık davranışı, hem özel okullarda, hem de devlet okullarında diğer sınıflara oranla daha sık gözlenmiştir.

Öğrencilerin maruz kaldıkları saldırganlık davranışını (aile, öğretmen, arkadaş vs.) bildirme oranlarına bakıldığında devlet okullarında araştırmaya katılan öğrencilerin % 8.75’i saldırganlık davranışını bildirmiyor ve sessiz kalıyorken, özel okullarda bu oran  % 20 olarak görülmektedir. Devlet okullarında sessiz kalma tutumu cinsiyet ve sınıf farklılığı gözetmezken, özel okullarda sessiz kalma tutumu beşinci (5.) ve altıncı (6.) sınıflarda daha sık gözlenmektedir. Yine özel okullarda sessiz kalma tutumunun yedinci (7). ve sekizinci (8.) sınıflarda yok denecek kadar az görülmesi dikkat çekicidir.

Okul içerisinde herhangi bir şekilde alay konusu haline gelme/getirilmeyle ilişkili sonuçlara bakıldığında, özel okullarda araştırmaya katılan öğrencilerin %83’ünün kendileri ve çevresindekilerin, gerek lakap takılarak, gerekse etnik köken veya dinsel tercihinden dolayı alay konusu olduğu gözlemlenmiştir. Devlet okullarından alınan sonuçlara bakıldığında bu oran % 98.8 olarak bildirilmiştir. Özel okullarda erkeklerin %85’i kızların ise % 82.5’i alay konusu olduklarını belirtirken, devlet okullarında bu oran erkeklerde % 92.5 kızlarda ise % 87.5 olarak görülmektedir. Her iki okul türünde de sınıflar arası farklılık görülmemiştir.

Gruplaşmaya bağlı dışlanma ve saldırganlık davranışıyla ilişkili veriler incelendiğinde, devlet okullarında araştırmaya katılan öğrencilerin %36.25’i gruplaşmadan dolayı dışlandıklarını belirtirken, özel okullarda bu oran % 32.5 olarak görülmektedir. Devlet okullarında kızların % 35’i, erkeklerin % 37.5’i bu duruma maruz kalırken, özel okullarda bu oran kızlarda % 37.5, erkeklerde % 27.5 olarak görülmektedir.

Yapılan araştırmanın sonuçlarına genel olarak bakıldığında özel okullarda saldırgan davranışların devlet okullarına oranla daha fazla olduğu dikkat çekmektedir. Saldırganlık,  toplumsal yaşantının sürdürüldüğü her ortamda önemli bir sorundur ve bu sorunla ebeveynlerin ve eğitimcilerin tek başlarına baş etmeleri oldukça zordur. Bu nedenle konu ile ilgili risk faktörlerinin belirlenmesinde, saldırgan ve zorba davranışların öncesi ve sonrası alınacak önlemlerde, aile ve okul ayrı düşünülmemelidir. Bu konuda aile ve okul birlikte çalışmalı, eğitimciler ve aileler, çocuklarının psiko-sosyal gelişimi ve eğitiminde birbirleri ile iletişim halinde bulunmaları sağlanmalı ve gerektiğinde uzmanlardan yardım istenmesinden çekinilmemelidir.

Okuyucu Yorumları

İsminiz :
Yorumunuz değerlendirilmek üzere kaydedilmiştir. Yorumunuz onaylandıktan sonra bu sayfada görüntülenecektir