Haber Detay

İkinci Dil Öğrenmek İçin Çok Mu Geç?

İnsanlar ikinci dil için kritik bir yaşın olduğuna ve bu yaştan sonra tam anlamıyla iki dilli olunamayacağına inanıyorlar.

Günümüzde başta İngilizce olmak üzere ikinci bir dil artık avantajdan öte bir ihtiyaç. Eğitim öğretim döneminin de yaklaşmasıyla birlikte dil okulları ve yabancı dilde eğitim veren okullar ailelerin gündemine girmeye başladı.

Genelde insanlar ikinci dil için kritik bir yaşın olduğuna ve bu yaştan sonra tam anlamıyla iki dilli olunamayacağına inanıyorlar. Ancak pek çok yaygın görüş gibi bu görüş de bilimsel çalışmalar üzerinden oluşturulmuş değil.

Stefka Marinova-Todd ve arkadaşlarının yayınladığı bir makalede iki dilli olmak ve bunun yaşla ilgisi hakkında doğru bilinen yanlışlar 3 başlık halinde incelenmiş. Araştırmacıların şiddetle karşı çıktığı düşünce ise ikinci dil için kritik bir dönem olduğu ve bu dönemden sonra bir dil edinmenin mümkün olmadığı düşüncesi.

Makaleye göre doğru bilinen yanlışların ilki farklı yaştaki çocukların dil öğrenme sürecindeki gözlemlerin yanlış yorumlanması. Daha küçük yaştaki çocuklar dili daha hızlı öğreniyor gibi yorumlanır, fakat onlar bilişsel olarak daha az gelişmiş oldukları için öğrenmeleri verimsizdir. Genelleme, soyutlama, çıkarım yapma, sınıflandırma gibi ikinci dili öğrenmede gerekli olan bilişsel yeteneklere sahip değildirler. Küçük yaşlarda dil öğrenimi hızlı görünebilir, ancak çok ilkel boyuttadır.

İkinci olarak, bazı araştırmacıların ortaya attığı yanlış düşünce de erken yaşta ve geç yaşta ikinci dil öğrenmeye başlayan kişilerin beyin yapılarında yaşa bağlı bir farklılık olduğu. Yani anadili öğrenirkenki nöral yapıların yaş ilerledikçe değiştiği ve ilerleyen yaşlarda dil eğitimine başlayan kişilerde dilin farklı nöral yapılarla edinildiğine inanılıyor. Ancak nörobilimcilerin yaptığı çalışmalar ikinci dilin de aynı nöral yapılar aracılığıyla edinildiğini kanıtlıyor.

Üçüncü yanlış düşünce de dil eğitiminde yaşanan başarısızlıkların sıklığının total bir başarısızlığa götüreceği inancı. Büyük yaştaki öğrenciler küçüklere oranla eğitim esnasında yaptıkları hatalardan daha olumsuz şekilde etkileniyor. Ufak tefek hatalar motivasyon eksikliğine yol açabiliyor, hatta eğitimi yarıda bırakmak da sıkça görülen durumlardan.

Ayrıca belli bir yaştan sonra diğer sebeplerden dolayı dil öğrenmek için harcanan zaman ve enerjide de düşüş görülüyor. Bütün bunları sadece yaş'a yorumlamak doğru değil, zira hepsi yaşla birlikte gelen çevresel ve psikolojik etmenler. Eğer 13 yaşındaki bir çocuk başarısızlıklarına rağmen yeterince teşvik edilirse ikinci bir dili anadili seviyesinde öğrenmesi hiç de zor değil.

Küçük yaşta ikinci dil öğrenmenin avantajlarından biri telafuzun daha kolay yerleşmesidir. Eğer çocuğunuzu küçük yaştan itibaren öğrenmesini istediğiniz dile evde de maruz bırakırsanız(konuşarak ya da yabancı dilde çizgi filmler izleterek olabilir), o dilin telafuzuna aşina olmasını sağlayabilirsiniz. Aynı zamanda çocuğunuzda o dil için bir zemin oluşturmuş ve onu alacağı formal eğitime hazırlamış olursunuz.

Özet olarak, ikinci dil eğitimi için kritik bir yaşın olduğu ve belli bir yaştan sonra ikinci dili öğrenmenin biyolojik olarak zor olduğu yönündeki inançlar-sanıldığının aksine-bilimsel temelli değil. Unutmayın, yeterli enerji harcandığında çocuklar her yaşta iki dilli olabilirler. Yalnızca ilerleyen yaşlarda daha fazla enerjiye ihtiyaç duyarlar.  

Kaynak: http://www.psychologytoday.com/blog/life-bilingual/201309/how-early-second-language?tr=MostViewed

Okuyucu Yorumları

İsminiz :
Yorumunuz değerlendirilmek üzere kaydedilmiştir. Yorumunuz onaylandıktan sonra bu sayfada görüntülenecektir