Haber Detay

Soma'ya Nasıl Destek Olabiliriz?

Soma'da yaşanan maden kazası travmatik bir olaydır. Travmaya uğramış bireylere nasıl destek olabiliriz? Onlara nasıl davranmalıyız?

Afet, belirli bir coğrafi bölgede nispeten aniden ortaya çıkan, kolektif stres yaratan, önemli ölçüde kayıp yaratan, toplumun yaşantısını sekteye uğratan ve kendi başa çıkma kaynaklarını aşan olaylardır.

13 Mayıs 2014 tarihinde gerçekleşen soma maden kazası da afet olarak değerlendirilir.

Bu afetten etkilenen belirli gruplar vardır; Afete maruz kalanlar, Afette yakınlarını kaybedenler, Arama kurtarma ekipleri, afet çalışanları, medya, görgü tanıkları, tv izleyenleri, afet olayına yol açanlar ve devlet yetkilileri.

Afetler aynı zamanda travmatik olaylardır ve bundan dolayı afete maruz kalan bireyler afet sonrası belirli tepkiler verme eğilimi gösterirler. Bunlar;

Duygusal tepkiler:  şok, öfke, çaresizlik, boşlukta hissetme, hissizlik, aşırı korku hali, suçluluk, yas, ümitsizlik, asabiyet, karamsarlık, dissosiyasyon (ayrışma), değersizlik hissi, panik ve utanç.

Bilişsel Tepkiler: Konsantrasyon bozukluğu, karar verme konusunda zorlanmalar, hafıza ile ilgili sorunlar ve/veya hafıza kaybı, yanlış inançların geliştirilmesi düşüncelerde karışıklık/düzensizlik, yaşadıklarını çarpıtma/değiştirme, kendine saygı  duymama, kendine olan inancını kaybetme, kendini suçlama, endişe geliştirme, istenmeyen düşünce ve anılara maruz kalmak.

Sosyal Tepkiler: Yabancılaşma, sosyal geri çekilme, kişiler arası ilişkilerde çatışmalar ve sorunlar (aile, iş, okul, evlilik), güvensizlik, şüphecilik, yargılayıcı ve suçlayıcı olma

Davranışsal Tepkiler: Hatırlatıcı uyaranlardan kaçınma, yerinde duramama ve ani irkilmeler

Fiziksel Tepkiler: Yorgunluk, uykusuzluk, uyku düzeninde bozulma, aşırı uyuma, uyuyamama veya uykuyu sürdürememe, tedirginlik, yaygın ağrılar, baş ağrısı, cinsel istekte azalma, iştahsızlık, bağışıklık sisteminde bozulmalar, mide ve bağırsaklarda sorunlar, gerginlik, çarpıntı, bulantı, baş dönmesi ve göğüs ağrıları.

"Travma yaşayan bireylere nasıl destek olabiliriz? Onlara nasıl davranmalıyız?" sorusunu Uzm. Psk. Nergis ÖZİNÇ AZANPA köşe yazısında şu şekilde açıklıyor;

Bireyleri olayla ilgili konuşturabiliriz. Zorlamadan kişinin isteği ile olan konuşmalar kişiyi rahatlatabilir, öfkesini atmaya yardımcı olabilir.  Konuşurken teselli vermemeye dikkat etmeliyiz.

Dinleyerek duygularının ifade edilmesini teşvik edebiliriz. Bu konuşarak yapılamıyorsa resimler, kartlar, sanatsal malzemeler gibi dışavurumcu araçlarla yapılabilir.

Yaşananlarda onun suçu olmadığı konusunda bilgi verilebilir. “Keşke gitmesine izin vermeseydim” gibi cümleler kendini suçlamaya birer örnektir.

Korkutucu görüntü ve haberlerden uzak tutulmaları sağlanmalıdır.

Mümkün olabildiğince kısa bir zaman içinde normal yaşantıya dönmek desteklenmelidir. Çocuklar okula gitmeli, yetişkinler işlerine dönmeleri konusunda teşvik edilmelidir.

Sosyal destek kaynakları ile bağlantılı olmaları önemli, aile üyelerinin bir arada olması sağlanabilir.

Gönüllülük ilkesi göz önüne alınarak bireylerin arama kurtarma, mezar kazma, geride kalanlara yardım vb diğer yapılanlara katılması sağlanabilir. Ancak aşırı sorumluluk verilmemesine dikkat edilmelidir. Bu şekilde bireyin öz yeterlilik ve toplumsal yeterlilik duyguları teşvik edilecektir.

Destek veren herkesin dikkat etmesi gereken diğer bir konu da travma yaşayan bireylerin güvenini kazanmaktır. Destek verirken tutulamayan sözler verilmemelidir. Ancak bu şekilde Geleceğe yönelik güven duygusu ve planlar oluşturulabilinir. Bu şekilde umut aşılamak önemlidir.

Hükümet ve diğer yetkili kişiler travmaya maruz kalmış kişilere karşı anlayış göstermelidirler. 

Okuyucu Yorumları

İsminiz :
Yorumunuz değerlendirilmek üzere kaydedilmiştir. Yorumunuz onaylandıktan sonra bu sayfada görüntülenecektir